Medyanın Sınıfsal Temelleri: Emeğin Gerçekleri ve Sermayenin İlluzyonları

Özet: Medya  endüstrisi,  toplumsal  iletişim  ve  ilişkilerin  dolaşımını  kamusal  olarak  gerçekleştiren  bir  sembolik  üretim  alanıdır.  Günümüzde  medya  alanı,  “siyasal  iktidarla  ilişkiler”,  “sansür-otosansür”,  “holdingleşme”,  “yandaşlık”,  “güvencesizlik”,  “düşünceözgürlüğü”,  “denetim”,  “niteliksizleşme”,  “iliştirilmiş  gazetecilik”  gibi  tartışmalar  ile  birlikte  düşünüldüğünde,  bu  alandaki  sınıf  ilişkilerinin  incelenmesi  daha  da  önemli  hale  gelmektedir.  Bu  çalışmada  medya,  üç  alt  başlık  altında,  sermaye  birikim  alanı  olarak,  sınıf  mücadelesi  alanı  olarak  ve  sınıf  mücadelesi  aracı  olarak …

Devamını Oku

The Road To Gezi: Resistance and Counter-Publics in 21st Century Turkey (2016)

The Road to Gezi sheds light on the resistance and political construction of counterpublics in 21st century Turkey by analyzing the ‘No’ protests and the social upheavals of ‘We have a Dream’ across different domains and actors in the lead up to the Gezi Park protest. The contributors to this anthology offer an alternative, critical reading of Gezi collectively arguing that the resistance practices of…

Devamını Oku

Anlatması güzel değil, anlatması zorunlu bir hikâye (BirGün)

Üçüncü yıldönümünde Haziran Direnişi bizlere gösterdiği form, dil ve içerik itibariyle anlatması güzel nostaljik bir anı olmanın ötesindedir. Haziran Direnişi, geleceğe dair dersler ve mücadele ipuçları barındırması nedeniyle anlatması güzel değil anlatması zorunlu bir hikâyedir. Haziran Direnişi’ni ve bize sunduğu mücadele ipuçlarını kavramsallaştırabildiğimiz ölçüde bunları ileriki mücadelelere taşıyabiliriz. Bu ipuçları, devrimci bir sürecin özneleri, dili, formu ve içeriği üzerine çok fazla tartışma açmaktadır. Bu yazıda…

Devamını Oku

Haziran’dayız ancak böyle hayattayız (BirGün)

Burjuva temsil sisteminin çöktüğü, meclisin, hükümetin, sandığın ve seçimlerin hiçbir şey ifade etmediği günlerden geçiyoruz. Haziran Hareketi, 2014 Ekiminde yola çıkarken, şu politik hattı savunmuştu: Örgütlü bir halk direnişinin nüvelerini ilmek ilmek işlemek, halkı bir arada tutan, günü geldiğinde görünür olacak ve memlekete sahip çıkacak bir dinamizmi örmek. Diğer bir deyişle, burjuva temsil sistemi çöktüğü anda halkın savunmasız, temsilsiz ve iletişimsiz kalmayacağı bir siyaseti mümkün…

Devamını Oku

Eksik etmedik sol cebimizden umudu ve sorumluluğu (BirGün)

Memleket yangın yerine dönmüş durumda. Gençler savaş alanlarında ölüyor. Çocuklar gerici eğitim ve istismar altında onulmaz yaralar alıyor. Kadınlar şiddeti en derinden yaşıyor. Baskı, zulüm ve zifiri karanlık… Kadınlar, gençler ve çocuklar yok edilirken, bu topraklarda hem bugünü hem de yarını kim savunacak? Memlekette ortak yaşama kim sahip çıkacak? Memleket için kim sorumluluk alacak? Sorumluluk almak, hayatta ve siyasette öznenin kuruluşuna gönderme yapar. Öznenin kuruluşu…

Devamını Oku

Yeniden Başlarken… (Editörden)

1999 yılından 2006 yılına kadar çıkmış olan Emek Araştırma Dergisi, bir süredir yayın hayatına ara vermişti. Soluklandı diyelim. Ve 2016 yılının Haziran sayısı ile tekrar merhaba.  Emek Araştırma Dergi‘sinin içinden geçmekte olduğumuz süreçte oldukça önemli boşluğu dolduracağına inanıyoruz. 21. yüzyılın başında emek ve sınıf araştırmaları üzerine bir dergi neden önemlidir? İlk olarak,  emek, sınıf ve sendika siyasetini ülke ve akademi gündemine taşımak için kritiktir. İkinci…

Devamını Oku