Karadenizliyim. Bunu her yerde her zaman söylerim ama bazı anlarda “Karadenizliyim” demek daha bir kıymetli ve daha bir gurur vericidir. Cerrattepe Direnişi’ni yaşadığımız bu günlerde olduğu gibi. Karadenizli olmak, coğrafi olduğu kadar, ekonomik, siyasal ve kültürel olarak da ortak özellikler gösteren bir varoluşa gönderme yapar. Karadeniz diye adlandırılan coğrafya altında kentler ve yaşamlar tarihsel koşulları, sosyal yapıları ve ekonomileri ile önemli ayrılıklar gösterseler de ciddi…
21.yüzyılda sosyalist ufku yeniden düşünmek (BirGün)
21. yüzyılın başında kapitalizm kendisiyle birlikte tüm halkları ve gezegeni açık bir yok oluşa doğru götürürken, “bu toplumsal sisteme alternatif bir sosyalist ufku bugün değil de ne zaman konuşacağız” demeden edemiyor insan. 21. yüzyılın başında dünyanın farklı coğrafyalarında “parlama noktaları” olarak adlandırılabilecek isyan, direniş ve ayaklanmalar örgütlü bir süreklilik sergileyemez ve siyasal iktidarlara ciddi bir alternatif üretemezken, gerçekçi bir sosyalist ufku tartışmanın yerinde ve zamanında…
Engels’ten seçim yorumları (BirGün)
1 Kasım seçimine ilişkin yorum ve değerlendirmeler sürerken, bu sürecin yöntem ve içeriğine ilişkin tartışmalar, gündemin sıcaklığında ya görmezden geliniyor ya da gereksiz bir iş gibi kavranıyor. Halbuki seçimlere ya da parlamenter siyaset alanlarına ilişkin tartışma yürütmek, sosyalistler için, yalnızca günceli betimlemeyi değil, aynı zamanda bu tartışmaların yöntem ve içeriğine ilişkin farklı bir kavrayışa da sahip olmayı gerektiriyor. Oysa sosyalistler olarak seçimlere ilişkin değerlendirmeler yaparken…
“Bu paketin kazanım sağlaması mümkün değil” (Evrensel, Söyleşi: Selmane Ertekin)
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun duyurduğu “Ailenin Ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı”nı Evrensel’e değerlendirdi. Programın AKP’nin muhafazakar liberal emek rejimi inşasının bir parçası olduğuna vurgu yapan Özdemir, “Çalışan kadınlara doğum izni bittikten sonra doğurduğu çocuk sayısına göre belirlenen zaman diliminde yarı zaman çalışmaya tam maaş sunulması, hem emek piyasasına yedek işçi ordusu yaratmak anlamında çocuk…
“Kapitalist toplumlarda zenginlik bir kutupta ve yoksulluk diğer bir kutupta birikir” (Radikal, Söyleşi: Ezgi Başaran)
AKP’nin iktidarını dayandırdığı zemin sert bir şekilde sallanıyor. Mevcut halleriyle ne toplumsal bütünlüğü yeniden üretebiliyorlar ne de Türkiye’yi baştan başa saran çelişkileri erteleyebiliyorlar. Geçen hafta Radikal Kitap’ın kapağında yer alan, akademi ve basın çevresinde çok konuşulan bir araştırma kitabı var: İktidarın Şiddeti (Metis Yayınları). Alt başlığı da “AKP’li Yıllar, Neoliberalizm ve İslamcılık.” AKP’nin neoliberal politikalarının toplum, sosyal politikalar, hukuk, devlet, dış politika ve toplumsal cinsiyet…
İktidarın Şiddeti (2014)
Gamze Yücesan-Özdemir bu kitabı Simten Coşar ile birlikte derledi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin son on yılda ortaya koyduğu siyaset pratiği neoliberalizme ve İslamcı hassasiyetlere içkin bir sessiz şiddet sergilediği için, bu kitap 2012 yılında, ilk kez İngilizce olarak basılırken “Silent Violence” (Sessiz Şiddet) başlığını taşıyordu. İktidarın Şiddeti‘nde üç temel yaklaşıma öncelik veriliyor: tarih, sınıf ve toplumsal cinsiyet. Tarihsel bakış açısından Türkiye devletinde, toplumunda ve ekonomisinde…