Prekaryanın radikalliği mi proletaryanın devrimciliği mi? (soL)

Salgın sonrası kapitalizmde bir şeylerin değişmesini bekleyebiliriz. Sermaye birikim krizinin neoliberalizmin siyasal ve iktisadi pratiklerini altüst etmesi olasıdır. Yeni Keynesciliğin gündemi belirlemesi düşünülebilir. Soyut emeğe vurgu artabilir. Böylesi bir duruma sermaye ve sağ/sol liberaller işçi sınıfı ve aydınlarından daha hazır görünüyor. Bu bağlamda sol siyasetin öznesi olarak prekarya kavramının yeniden ısıtılıp dolaşıma sokulduğuna tanık oluyoruz. 2000’li yıllarda güvencesiz çalışma koşullarına karşı verilen mücadelelerde ortaya çıkan…

Devamını Oku

Elbette! Bizim istediğimiz de zaten budur (soL)

Salgınla baş edebilmenin tek gerçek yolu toplumun “herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre” örgütlenmesi değil mi? Çabalar, eğilimler buna işaret etmiyor mu? Bir yanda sağlıkçılar, bilim insanları, gıda üretimi yapanlar, kargo ve lojistik hizmetlerini sağlayanlar, yeteneği nedeniyle mevcut krizle en ilgili olanlar… Diğer yanda ise, ihtiyacı olanlar… Sağlığa, yardıma, gelire, bakıma… Marx’ın Gotha Programının Eleştirisi’nde yer alan cümlesi, “herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre”, bugün toplumları içine…

Devamını Oku

“Sınıf mücadelesinin yeni alanı: Evde çalışma” (soL, Söyleşi: Gamze Erbil)

Korona salgınıyla birlikte bazı sektörlerde uzaktan çalışmaya geçildi. Emekçilerin çalışma düzenlerinin oluşturulması için bir dizi yeni adım atılıyor. Salgın koşullarının kalıcı olmayacağını varsayıyor olabiliriz, ancak sermayenin kendisi için daha kârlı uygulamalar bulmak, maliyet düşürecek buluşlar yapmak arayışının hep varolacağını unutmamak gerek.Çağrı merkezlerindeki sömürü mekanizmalarını çözümleyen “İnatçı Köstebek” kitabının yazarı Gamze Yücesan Özdemir, bu yeni durumun sermaye ve işçi sınıfı konumlarından olası yönelimlerini değerlendirdi. Her iki taraf…

Devamını Oku

Çünkü sosyalizm en çok çocuklara yakışır (soL)

Koronavirüs en çok emekçi evlerini vuruyor. Televizyonlardan “Evde Kal Türkiye” sesleri yükselirken, sabahın köründe daha gün ağarmamışken, evden çıkıyor emekçiler. Çünkü onlar sokağa çıkmama ayrıcalığına sahip değiller. Bu ayrıcalığa sahip değilken emekçi olup da evde oturanlar bilin ki iş aramaktadır. Sorsanız, “açlık mı virüs mü öldürür” diye, çoğu “açlık” der hiç kuşkusuz. Emekçi evlerinde çocuklar ve gençler, eğer kendileri de emekçi değilseler, kötü bilgisayarlarla, yetmeyen…

Devamını Oku

“Koronavirüs sol liberalizmin tüm tezlerini yıkıma uğratmıştır” (soL, Söyleşi: Haber Merkezi)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Koronavirüs önlemler paketini açıkladığı günün sabahında Türkiye Komünist Partisi de emekçi halk için atılması gereken adımlarla ilgili bir deklarasyon yayımlamıştı. “Bütün kaynaklar halka!” başlığını taşıyan deklarasyondaki “kararlar” hakkında farklı meslek ve uzmanlık alanlarından aydınlara, işçi temsilcilerine sorular sorduk. Sosyal politikalar, emek süreçleri, sendikalar gibi alanlarda çok sayıda çalışması bulunan Profesör Gamze Yücesan Özdemir, deklarasyondaki ilgili madde üzerinden, perspektifi genişleterek içinden geçtiğimiz süreci yorumladı.  TKP tarafından iki gün…

Devamını Oku

“Birlikte olmak, sendikalı olmak büyük kazanım” (Tez-Koop-İş Dergisi, Sayı: 82, Söyleşi: Erdinç Kaygusuz)

Türkiye’de çağrı merkezi çalışanlarının işyerindeki ve gündelik hayattaki deneyimleri artık karanlıkta kalmayacak. Çağrı Merkezinde Çalışmak isimli kitap kısa bir süre önce yayımlandı. Kitap aynı zamanda Tez-Koop-İş Sendikası’nın, daha iyi çalışma koşulları talep eden çağrı merkezi çalışanları ile arasında bir bağ oluşturdu. Çağrı Merkezinde Çalışmak’ın yazarı; Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gamze Yücesan-Özdemir ile çağrı merkezi çalışanlarını ve çalışanların karşılaştığı sorunları konuştuk. Çağrı…

Devamını Oku