İşçi sağlığı mücadelesine devam! Çocuklar emanetinizdir Hocam! (BirGün)

Zor, kederli ve karanlık günler içinde ümidi var etme mücadelesi verirken, “iyi insanlar, güzel atlara binip gidiyorlar.” Gürhan Fişek kısa bir süre önce aramızdan ayrıldı. Gürhan Hoca, işçi sağlığı ve çocuk işçiler konusunda yaptığı araştırmalar ve katkılar ile yalnızca öğrencilerinin değil, işçi sınıfının ve özellikle de çocuk işçilerin aklında ve yüreğinde büyük iz bıraktı.
Gürhan Hoca, Fişek ailesinin bir üyesi. Babası Nusret Fişek, ülkemizde sağlık hizmetlerinin yurt düzeyinde eşitlikçi bir biçimde verilmesini sağlayan kişidir. 1960’ların başında, memleket insanı için koruyucu sağlık ve halk sağlığı adına devrim sayılabilecek “Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi” yasası, O’nun eseridir. Sosyalizasyon, Nusret Fişek’in sevdiği ve yeğlediği terimdir. Ancak, yasanın hazırlık sürecinde sosyalizmi anımsattığı eleştirileriyle başlayan ısrarcı yaklaşım, O’nu adlandırmada “sosyalleştirme”yi kullanmaya zorlamıştır. Nusret Fişek’in diğer oğlu Kurthan Fişek’tir. Kurthan Fişek, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin bir diğer efsanevi hocasıdır. Yönetim bilimlerine olan katkısını en güzel özetleyen, vefatının ardından öğrencilerinin derlediği ve bürokrasi, iktidar ve devlet üzerine olan yazılarının bulunduğu kitabın adıdır: “Das Yönetim.”

Gürhan Hoca da tıp eğitimi üzerine doktora ve doçentlik çalışmalarını hem sağlık bilimleri hem de sosyal bilimler alanında yaptı. Toplumcu hekimlik kavrayışının esasını da böyle bir bütünsellik oluşturuyor. Sağlığı, birey temelinde hasta olmama hali olarak açıklayan tanımın ötesine geçmek önemlidir. Diğer bir deyişle, “birey” yerine “toplum”, “hastalık” yerine “sağlığın korunması” kavramlarının kullanılması ve sağlığın, tıbbı ve mekanik düzeyden öte de toplumsal düzeyde kavranması önemlidir. Sağlık, toplumun kendini geliştirmesi, yeniden üretmesi ve kendini gerçekleştirmesi olarak tanımlanmalıdır. Bu da sağlık bilimlerinin ve sosyal bilimlerin ortaklığı ile mümkündür. Gürhan Fişek de bu bütünlüğü Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik kürsüsünde var etti.

İşçi sağlığı Gürhan Hoca’nın en önemli araştırma ve mücadele konusuydu. Gürhan Hoca, “işçi sağlığı”nı kapitalist sisteme içkin olarak ve emek ve sermaye sınıflarının göreli güçleri içinde inceledi. Anaakım sosyal bilimlerde “iş kazası”nı, işyerinde işçinin karşı karşıya kaldığı, istenmeyen, beklenmeyen ve/veya şanssızlık sonucu meydana gelen olaylar olarak görme eğilimi vardır. “İş kazası” şanssızlık sonucu meydana gelir. Oysa “şans” sınıfsaldır. Diğer bir deyişle, ait olunan sınıf, üretim sürecindeki yerinizi belirlediği gibi iş kazasına maruz kalma “şans”ınızı da doğrudan belirler. Bu nedenle Gürhan Hoca’nın çalışmaları alanın politikleştirilmesi için ön açıcı bir mahiyet oluşturmuştur.


Gürhan Hoca, emek ve sermaye sınıflarının göreli güçleri içinde emekçilerin kazanımları için araştırdı, üretti ve yazdı. İşçi sınıfının bütününe dair çalışmalar yaptı. Son dönem yazılarının başlıkları bunu gösterir: “Tarım İşçilerinin Yol Kazaları ile Kötü Yaşam Koşulları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez”, “İnşaatlarda Fabrikalarda Grup Halinde Beslenme”, “İnşaatlarda Yatıp Kalkma Yerleri”, “İşyeri Hekimine Erişimde Adaletsizlikler”

Ve Gürhan Hoca’nın çalışan çocukları… İçinden geçmekte olduğumuz dönemde varolan eşitsizlikler ve haksızlıklar arasında çocukların karşı karşıya kaldıkları eşitsizlikler ve haksızlıklar en katlanılamaz, en kötü ve en acımasız olanlardır. Bu katlanılamazlık, eğitimden, sağlıktan ve oyundan yoksun olarak ağır sömürü koşulları altında çalışan çocuk işçilerde somutlaşmaktadır. Gürhan Hoca, çocuk işçilerin çalışma koşullarını ve sağlıklarını inceleyen araştırmalar yaptı ve çocuk işçileri korumaya dönük politika önerileri hazırladı. Tarımda, hizmetlerde, sanayide çocuk emeğini mercek altına aldı. Tarımda çalışan çocukların sağlığı üzerine araştırmalar yaptı: Hayvan güden, tarlada çalışan, tarım koruma ilacı kullanan çocuklar ya da kentlere geçici işçi olarak çalışmaya giden yani gurbete giden çocuklar. İnşaat işlerinde çalışan çocuklar için risk etmenlerini inceledi. Kentlerde çalışan çocukları daha yakından araştırdı: Okul dışı zamanda geçici işler yapanlar, okulu bıraktıktan sonra tam süreli işlerde çalışanlar. Kız çocuk emeği üzerine de özellikle eğildi.

1982 yılında kurulan ve Gürhan Hoca’nın uzun yıllar genel yönetmenliğini yürüttüğü Fişek Vakfı ve Fişek Enstitüsü, işçi sağlığı ve özellikle de çocuk işçiler üzerine iki önemli yapılanma. Fişek Vakfı şöyle sesleniyor topluma: “Özgürlükten, sevgiden, kardeşlikten, emekten, barıştan, üretmekten yana türkü söyleyenlerdeniz bizler de. Şairin dediği gerçekten doğru. İlk günler bir avuçtuk, türkümüzü duyan, aynı türküyü söyleyenlerle çoğaldık, çoğalmaya da devam ediyoruz. Çoğaldıkça da coşkumuz artıyor, yeni yeni güzel şeyler yapıyoruz.”

Gürhan Hoca, mücadele verdiği alanda akademik, siyasal ve kişisel olarak uzun soluklu var oldu. Doğru bildiği ve savunduğu ilkeleri hayata geçirmek için dönem dönem öne çıkan, dönem dönem soluklaşan bir müdahale yerine sürekli, devam eden ve biriktiren bir mücadeleyi ördü.

Biz, bu toplumun aydını denince Fişek ailesinin üyelerini anlıyoruz. Onların savunduğu, toplumcu, kalkınmacı ve dayanışmacı memleket fikrini savunan insanları anlıyoruz. Bu ülkeyi, insanlarını, işçilerini ve çocuk işçilerini onlar gibi sevenleri, onlar gibi sahiplenenleri anlıyoruz.

Ters yönden gelip de uzun süredir kesilmeyen akıntıların memlekete verdiği zarar büyük de olsa, bu akıntılar Anadolu aydınlanmacılığının izlerini ve Cumhuriyetin kazanımlarını sahiplenen ilerici kesimlerin seslerini yok etmedi, yok edemedi. Hala bitmediysek ve bitiremedilerse, Fişek ailesinin üyelerinin ve onlar gibi aydınların payı büyüktür.

Zor ve karanlık bir dönemde bırakıp gittiniz bizi Hocam! Ama bilmenizi isteriz ki, tüm yaşamınızla bize gösterdiğiniz bıkmadan, bırakmadan, yanılıp uzaklaşmadan, düşe kalka devam eden uzun soluklu yolun yolcularıyız. Ve yine bilmenizi isteriz ki, çocuklar sizden bize emanet Hocam!

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir