Kıdem tazminatı ve işçi sınıfının biriken ahlaki öfkesi (BirGün Pazar)

Ekonomik kriz içindeyiz. Bu kriz salgınla iyice derinleşiyor. İşçi sınıfı çalışma ve yaşam koşullarında eşitsizlikle, yoksullaşmayla en sert şekilde karşı karşıya kalıyor. Bir yandan işsizlik, bir yandan ücretsiz izin adı altında yapılan üç kuruşluk ödemeler… Yaşam zor ve acımasız. Ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi, bu koşullarda sermaye, kıdem tazminatını yeniden gündeme getiriyor. Belki de şöyle demek daha doğru, “getirebiliyor.” Kıdem tazminatı işçileri kapitalist emek piyasasının…

Devamını Oku

İşçi sınıfının ne yapacağı tahmine açıktır (soL)

Eskinin tartışmalarının hafızalardan silindiği, yeni hedeflere yönelik tartışmalarınsa bulanık olduğu bir süreçten geçiyoruz. Bir yandan tarihsel maddeci açıklamaları “meta-anlatı” olarak tanımlayıp yok sayan akademik ve siyasi şiddet kapitalizmi aşmaya dönük toplumsal mücadeleyi de yok sayıyor. Diğer yandan salgının orta yerinde, kamudan piyasaya, sınıflardan bireylere geçişin yarattığı sancılar her geçen gün daha şiddetli hissediliyor. Bu karmaşada halk sınıflarının hızla dahil olduğu ve yüz yüze geldiği sınıf…

Devamını Oku

Salgından sonra: Siyasal patikalar ve emekçilerin yolu (BirGün Pazar)

Salgın sürecinde emekçilerin karşı karşıya kaldıklarını ya deneyimledik ya tanık olduk ya okuduk ya da belki de hiç haberimiz olmadı. Kayıtlı çalışanların, sendikalı çalışanların sesini duyar gibi olduk ama kayıt dışı çalışanların, işsizlerin sesi ve sözü nerelerde yankılandı ve kimlere ulaşabildi? İş ve gelir kaybı gözler önüne serildi. Kapanan işyerleri, işsizlik, yoksulluk, sefalet ve çaresizlik… Sınırlı sayıda aileye yapılan cüzi miktarda yardımlar ve günde 39…

Devamını Oku

“Ne Yapmalı?” bize sesleniyor: “Hayal etmeliyiz!” (soL)

Yaşadığımız günlerde, kapitalizmin yeniden ürettiği toplumsal değerlerin nasıl yıkıcı hale geldiğini deneyimlerken, başka olasılıklar üzerine düşünmek gerekmiyor mu? Burjuva siyasetinin içi boş kavramlarına, imkansız vaatlerine hapsolmayan ve ona tutsak olmayan bir siyasete ihtiyacımız yok mu? Ekonomisiyle, kurumlarıyla, toplumsal ilişkileriyle, kültürüyle ve değerleriyle başka bir toplumu var etmemiz gerekmiyor mu? Diğer bir deyişle, ihtiyacımız olan günümüzün acılarını yok edecek bir gelecek hayali değil mi? “Hayal etmeliyiz!”,…

Devamını Oku

Gündelik hayat ve devrimci praksis (soL)

Salgın sürecinde ve sonrasında normaller nasıl yenilenecek, yeni normaller neler olacak? Sosyal mesafe, fiziksel mesafe ve teknoloji desteğiyle keşfedilen yeni düzenek nasıl devam edecek? Ne zaman ve nasıl sonlanacağı belli olmayan bu süreçte çalışma hayatı ve toplumsallaşma deneyimleri nasıl şekillenecek? Ve bu arada, neler olacak gündelik hayatta? Tüm bu sorularla karşı karşıya kaldığımız an, gündelik hayat tartışmalarının devrimci tarihinin neredeyse unutulduğu bir an. Günümüzde gündelik…

Devamını Oku

Yarının sözünü gençlik söyleyecek: Hayaliyle, inadıyla! (BirGün Pazar)

Salgın sürecinde toplumun geniş kesimleri kendilerini güvensiz ve korumasız hissetti. Bu süreçte gün yüzüne çıkan eşitsizlikler gençlere de “Merhaba” dediler, “Madem yarınlar sizin, buradan başlayın.” Ve hemen eklediler: “Geleceğiniz mi vardı? Onu salgın aldı…” Genç kuşakların karşılaştığı umarsızlığı gözlemleyebileceğimiz çok alan var: Sokağa çıkma yasağı konduğu halde çalışan emekçi gençler, internet ve bilgisayar imkânlarına sahip olmadan uzaktan eğitime erişmeye çabalayan yoksul gençler, güvencesiz ve geleceksiz…

Devamını Oku