Anne bak sermaye çıplak! (soL)

Nereden bakılırsa bakılsın 2008 sermayenin küresel krizi olarak damgalandı. 2008’in kapitalizmin krizi olmadığını söyleyen çıkmadı. Düzenin insanları küresel Keynesçilikten ılımlı sosyalizme kadar her şeyi konuştular. Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital adında bir kitap bile yazıldı ve dünya çapında dolaşıma girdi. O dönemde herkes piyasaların vahşi egemenliğine mutlaka bir son verilmesi üzerine konuşuyordu kısacası. Şu anda da bir kriz var. Çok yoğun bir küresel kriz içerisindeyiz. Kapitalizm daha önce…

Devamını Oku

Bastiani Kalesini terk etmek (soL)

Salgın günlerindeyiz. Geniş emekçi kesimlerin doğrudan tehdit altında olduğu günlerdeyiz. Etkisizleşen sosyal haklar, iş hukukunun her geçen gün daha da daralan “koruma” işlevi, kapalı devre çalışma modelleri, sevdiklerimizin sağlıklarına yönelik endişeler, uzun çalışma saatleri ile işsizlik arasında gelip giden yaşamlarımız… Salgının yarattığı ekonomik ve toplumsal yıkıntıda, siyasal iktidarın söyleyecek sözü, tutunacak dalı kalmamışken muhalefetin sesi yükselemiyor. Muhalefet emekçi kesimler adına yapılamadığı için, emperyalistlerin düzenini hayata…

Devamını Oku

Hırsız zamanlar, istilacı mekanlar ve yabancılaşmış emek (soL)

Salgın sürecinde işyerinde ve işyeri dışındaki gündelik hayatta farklı yabancılaşma süreçlerinin derinleşmesine tanıklık ediyoruz. Yabancılaşma olgusunun kendisi yeni değil kuşkusuz, ama salgınla birlikte hem derinleşmekte, hem de yeni ve öngörülemeyen biçimler kazanmakta. Teknolojik dönüşümlerle zamanın ve mekanın yeniden örgütlenmesi, bu güncel yabancılaşma süreçlerinde oldukça belirleyici: Uzaktan çalışma pratikleri, uzaktan eğitim, sanal ortamda toplantılar… Üretim ve yeniden üretim alanlarındaki pratiklerimiz yabancılaşma sürecinin etkileriyle daha derinden etkileşerek…

Devamını Oku

Sınıf ve edebiyat: Kara, büyülü ya da aydınlık gerçekçilik? (soL)

Sınıf ve edebiyat ilişkisini en güzel özetleyen cümle şudur herhalde: “İşçi sınıfının anlatılmaya ve okunmaya değer bir hayatı vardır.” İşçi sınıfı edebiyatta nasıl temsil edilir? Sınıf bilinci, sınıf kültürü ve mücadele deneyimleri nasıl aktarılır? Edebiyatta işçi sınıfının içinde bulunduğu iktisadi, siyasal ve ideolojik yapılar nasıl sunulur?  Edebiyat sınıfı muhakkak ki kucaklar. Ona farklı dertlerle farklı açılardan bakar. Gerçekçilik olarak adlandırabileceğimiz açı, diğerlerinin pek çoğundan farklı…

Devamını Oku

Kıdem tazminatı ve işçi sınıfının biriken ahlaki öfkesi (BirGün Pazar)

Ekonomik kriz içindeyiz. Bu kriz salgınla iyice derinleşiyor. İşçi sınıfı çalışma ve yaşam koşullarında eşitsizlikle, yoksullaşmayla en sert şekilde karşı karşıya kalıyor. Bir yandan işsizlik, bir yandan ücretsiz izin adı altında yapılan üç kuruşluk ödemeler… Yaşam zor ve acımasız. Ve tüm bunlar yetmiyormuş gibi, bu koşullarda sermaye, kıdem tazminatını yeniden gündeme getiriyor. Belki de şöyle demek daha doğru, “getirebiliyor.” Kıdem tazminatı işçileri kapitalist emek piyasasının…

Devamını Oku

İşçi sınıfının ne yapacağı tahmine açıktır (soL)

Eskinin tartışmalarının hafızalardan silindiği, yeni hedeflere yönelik tartışmalarınsa bulanık olduğu bir süreçten geçiyoruz. Bir yandan tarihsel maddeci açıklamaları “meta-anlatı” olarak tanımlayıp yok sayan akademik ve siyasi şiddet kapitalizmi aşmaya dönük toplumsal mücadeleyi de yok sayıyor. Diğer yandan salgının orta yerinde, kamudan piyasaya, sınıflardan bireylere geçişin yarattığı sancılar her geçen gün daha şiddetli hissediliyor. Bu karmaşada halk sınıflarının hızla dahil olduğu ve yüz yüze geldiği sınıf…

Devamını Oku