Gündelik hayat ve devrimci praksis (soL)

Salgın sürecinde ve sonrasında normaller nasıl yenilenecek, yeni normaller neler olacak? Sosyal mesafe, fiziksel mesafe ve teknoloji desteğiyle keşfedilen yeni düzenek nasıl devam edecek? Ne zaman ve nasıl sonlanacağı belli olmayan bu süreçte çalışma hayatı ve toplumsallaşma deneyimleri nasıl şekillenecek? Ve bu arada, neler olacak gündelik hayatta? Tüm bu sorularla karşı karşıya kaldığımız an, gündelik hayat tartışmalarının devrimci tarihinin neredeyse unutulduğu bir an. Günümüzde gündelik…

Devamını Oku

Yarının sözünü gençlik söyleyecek: Hayaliyle, inadıyla! (BirGün Pazar)

Salgın sürecinde toplumun geniş kesimleri kendilerini güvensiz ve korumasız hissetti. Bu süreçte gün yüzüne çıkan eşitsizlikler gençlere de “Merhaba” dediler, “Madem yarınlar sizin, buradan başlayın.” Ve hemen eklediler: “Geleceğiniz mi vardı? Onu salgın aldı…” Genç kuşakların karşılaştığı umarsızlığı gözlemleyebileceğimiz çok alan var: Sokağa çıkma yasağı konduğu halde çalışan emekçi gençler, internet ve bilgisayar imkânlarına sahip olmadan uzaktan eğitime erişmeye çabalayan yoksul gençler, güvencesiz ve geleceksiz…

Devamını Oku

Prekaryanın radikalliği mi proletaryanın devrimciliği mi? (soL)

Salgın sonrası kapitalizmde bir şeylerin değişmesini bekleyebiliriz. Sermaye birikim krizinin neoliberalizmin siyasal ve iktisadi pratiklerini altüst etmesi olasıdır. Yeni Keynesciliğin gündemi belirlemesi düşünülebilir. Soyut emeğe vurgu artabilir. Böylesi bir duruma sermaye ve sağ/sol liberaller işçi sınıfı ve aydınlarından daha hazır görünüyor. Bu bağlamda sol siyasetin öznesi olarak prekarya kavramının yeniden ısıtılıp dolaşıma sokulduğuna tanık oluyoruz. 2000’li yıllarda güvencesiz çalışma koşullarına karşı verilen mücadelelerde ortaya çıkan…

Devamını Oku

Elbette! Bizim istediğimiz de zaten budur (soL)

Salgınla baş edebilmenin tek gerçek yolu toplumun “herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre” örgütlenmesi değil mi? Çabalar, eğilimler buna işaret etmiyor mu? Bir yanda sağlıkçılar, bilim insanları, gıda üretimi yapanlar, kargo ve lojistik hizmetlerini sağlayanlar, yeteneği nedeniyle mevcut krizle en ilgili olanlar… Diğer yanda ise, ihtiyacı olanlar… Sağlığa, yardıma, gelire, bakıma… Marx’ın Gotha Programının Eleştirisi’nde yer alan cümlesi, “herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre”, bugün toplumları içine…

Devamını Oku

“Sınıf mücadelesinin yeni alanı: Evde çalışma” (soL, Söyleşi: Gamze Erbil)

Korona salgınıyla birlikte bazı sektörlerde uzaktan çalışmaya geçildi. Emekçilerin çalışma düzenlerinin oluşturulması için bir dizi yeni adım atılıyor. Salgın koşullarının kalıcı olmayacağını varsayıyor olabiliriz, ancak sermayenin kendisi için daha kârlı uygulamalar bulmak, maliyet düşürecek buluşlar yapmak arayışının hep varolacağını unutmamak gerek.Çağrı merkezlerindeki sömürü mekanizmalarını çözümleyen “İnatçı Köstebek” kitabının yazarı Gamze Yücesan Özdemir, bu yeni durumun sermaye ve işçi sınıfı konumlarından olası yönelimlerini değerlendirdi. Her iki taraf…

Devamını Oku

Çünkü sosyalizm en çok çocuklara yakışır (soL)

Koronavirüs en çok emekçi evlerini vuruyor. Televizyonlardan “Evde Kal Türkiye” sesleri yükselirken, sabahın köründe daha gün ağarmamışken, evden çıkıyor emekçiler. Çünkü onlar sokağa çıkmama ayrıcalığına sahip değiller. Bu ayrıcalığa sahip değilken emekçi olup da evde oturanlar bilin ki iş aramaktadır. Sorsanız, “açlık mı virüs mü öldürür” diye, çoğu “açlık” der hiç kuşkusuz. Emekçi evlerinde çocuklar ve gençler, eğer kendileri de emekçi değilseler, kötü bilgisayarlarla, yetmeyen…

Devamını Oku