Motorları maviliklere süreceğiz (soL)

Orhan Kemal’in kaleminden İflahsızın Yusuf, Bereketli Topraklar Üzerinde’de, Çukurova’da iş ararken kendisine ve arkadaşlarına “Kadere kırk beş gidiyorsunuz!” diyenlere, “Belle ki kadere kırk beş gidiyoruz, N’olacak?” der. Salgınla birlikte işçi sınıfının önemli bir kesimi, özellikle gençler, moto kurye olarak çalışmaya bir anlamda “kadere kırkbeş” gidiyorlar. Moto kuryelik salgınla birlikte duran hizmet sektörüyle ve kapanan işyerleriyle, gençler için en önemli istihdam kapılarından birisi olarak olarak görülüyor. Moto…

Devamını Oku

“Güçlü teorik, politik ve pratik birikimle kadınlar yoksulluğun karanlığını dağıtabilir” (Ekmek ve Gül, Söyleşi: Hilal Tok)

Sosyal yardım derneklerinin kapılarını aşındıran kadınlar, sosyal medyada yardım çağrılarının sahibi de onlar… Ya da ikinci el sitelerde evdeki eşyaları satışa çıkaranlar… Pandemi döneminde derinleşen yoksulluğun en görünen yüzleri de yine kadınlar… Yapılan araştırmalar da kadınların özellikle bu yoksulluk içinde daha da çaresizleştiğini gösteriyor. Peki “bu yoksulluğun temelinde ne var, sosyal yardımlar yoksulluğa karşı ne kadar çare, dahası çözüm” nerede? Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir’e göre…

Devamını Oku

21. yüzyılda sosyalizmde nasıl çalışacağız? (soL)

Salgın sonrası nasıl bir çalışma düzeni olacağına dair sermayedarlar seslerini yükseltmeye başladılar bile. Salgını yeni fırsatların kapısı olarak görüyorlar ve elde ettikleri tecrübeler ışığında geleceğin çalışma modellerini geliştiriyorlar. Uzaktan çalışmanın ve esnek çalışmanın farklı sektörlerde farklı oranlarda kalıcı bir uygulama olacağını dillendiriyorlar.  Salgın sonrası sermaye, sınıf mücadeleleriyle kazanılan sosyal haklardan kalanları hedefine oturtacak gibi gözüküyor. Hakların tırpanlanmasından fazlası da var: Bu haklar için birlikte olunan…

Devamını Oku

Sherlock Holmes ‘önce teori’ der (soL)

İyi polisiye romanlarda ve polisiye dizilerde genellikle iki ayrı düzen, iki ayrı bakış açısı aynı anda yer alır. İlki düzen içi, bir anlamda “resmi” bakış açısıdır. Bu bakış açısında cinayeti çözmeye çabalayanlar sürekli ipucu toplar. Bir taşın altı, bir yastığın ucu… Her şey verili gizemi çözmek için bir çıkış noktasıdır. Dedektifler tanıklar ve kanıtlar arasında koşturur dururlar. İkinci bakış açısı ise düzen karşıtıdır. Burada normal…

Devamını Oku

Neye itiraz ediyoruz, nasıl bir gelecek istiyoruz? (soL)

“Neye itiraz ediyoruz, nasıl bir gelecek istiyoruz?” sorusunun cevabı genel olarak toplumun örgütlülüğünün içine gömülüdür. Örgütlenme deneyimi yalnızca siyasal ve kültürel yaşama rengini vermekle kalmaz; aynı zamanda toplumsal mücadeleyi belirler. Örgütlenme meselesi salgın ve sonrasında neye itiraz ettiğimiz ve nasıl bir gelecek istediğimizle bağlantılıdır öyleyse. Bir toplumun örgütlülüğünü incelerken dört başlık öne çıkıyor: Örgüt formları, örgütlerin tabanı, örgütlerin talepleri/siyasal ufku ve örgütlerin eylemleri. Örgüt formları,…

Devamını Oku

Var elbet bizim de duygularımız! (soL)

Duygular her dönemin en çok konuşulan konusudur muhakkak. Görece yeni olan ise akademinin postyapısalcı, sol liberal kesiminin bu işe el atmış olması. Şimdiye kadar duyguların bireysel, irrasyonel olarak görüldüğü ve siyasetin duygu körü olduğu savı bu kesimlerce üretilen yazıların giriş kısımlarını süslüyor. Söz konusu kesimler, Marksizmin hayatı ve emeği açıklarken aydınlanmacılıktan devraldığı “soğuk”, “materyalist” ve ”kaba” analizlerinin yerine “insani” olanı analize taşımak iddiasındalar.  Bu yaklaşıma…

Devamını Oku